ŞİZOTİPAL KİŞİLİK BOZUKLUĞU
TANIM: En önemli özelliği yakın ilişkilerde birden bire bir rahatsızlık duyma ve yakın ilişkilere girme becerisinde azalma görülür. Toplumsal ve kişiler arası ilişkilerde yetersizliklerle bilişsel ve algısal çarpıklıklar ve alışılan davranışların dışında davranışlarla görülür. (Arsu, 2001)
Bu bozukluğun temel özelliği düşünce, davranış ve görünümde gariplikler bulunmasıdır. Bu gariplikler şizofrenik olarak adlandırılabilecek kadar ciddi değildir ve psikotik atak öyküsü bulunmaz. (Scully, 1990)
BELİRTİLER
1-) Özellikle tanımadığı kişilerin bulunduğu topluluklarda aşırı tedirgin olur.(Geçtan, 1997)
2-) Garip büyüsel inanışlar (telapati, altıncı duyu sahibi olma gibi) alınganlık kuşkuculuk ve üstüne alınma fikirleri çok görülür. (Öztürk, 1997)
3-) Dağınık, konu dışı belirsizlik taşıyan konuşmalar vardır. Ancak çağrışımlarında dağınıklık, evredışılık yoktur. Yanıtları ileri derecede somut yada ileri derecede soyut olabilir. Sözcüklere yada kavramlara bazen olağan dışı anlamlar yüklerler.(Arsu, 2001)
4-) Kişiler arası ilişkileri sorumlu olarak yaşarlar ve kendilerini ilişkide rahatsız hissederler. İlişkileri olmadığı için mutsuz olduklarını söyleseler de davranışları yakın ilişkiye girme isteklerinin az olduğunu düşündürür. Birinci derece akrabaları dışında, yakın arkadaşları, sırdaşları yoktur, yada çok azdır. (Arsu, 2001)
5-) Duygusal tepkileri tuhaf, hatta bazen aptalcadır, baş sallama yada gülümseme gibi karşılık verme tepkileri ender görülür. (Geçtan, 1997)
6-) Ağır stres altında geçici psikoz belirtileri gösterebilirler fakat belirtiler şizofreni tanısı koymaya yetmez.(Öztürk, 1997)
Gunderson’un da belirttiği gibi (1983) şizotip ve şizoid kişilikler arasında pek çok ortak yön bulunur. Aslında her iki kişilik bozukluğunda aynı spektrum içerisinde yer alırlar. Ancak bazı durumlarda, belirtilerin bu spektrum içindeki yeri, bu iki kişilik arasındaki çizginin belirlenmesini gerektirebilir. Çünkü şizoid kişilik bozukluğu da ayrıca, şizofreni ile aynı spektrum içinde değerlendirilebilir. Şizofren çizgisine daha yakın olan şizotip kişilerde bazen kısa süreli psikotik dönemler görülebilir. (Geçtan,1997)
Belirli Bilişsel Profilleri4
Kendilerine bakışları: kendilerinin tehlikelere açık olduğunu düşünürler. Sezgilerinin güçlü olduğuna inanırlar.
Diğerlerine Bakışları: Her an başkaları tarafından sömürülecekmiş gibi bir duygu yaşarlar.
Temel Şemaları: “Bende bir eksiklik var.” “Ben diğerlerinden farklıyım.” “Tuhafım.”
İşlevsel Olmayan İnançları: “Yakın ilişkiler tehlikeli olduğu için uzak durulmalıdır.” “Eğer kendimi sürekli olarak kollamazsam başıma bir iş gelebilir.”
Stratejileri: “Kontrol edemediğim sosyal ortamlardan uzak durmalıyım.” “hep tetikte olup gelebilecek tehlikeleri sezmeye çalışmalıyım.”
Temel Korkuları: İncitilmek, zarar görmek, zayıflıklarının ortaya çıkması,
Tipik Davranışları: Tuhaf giyinir kendi kendilerine konuşurlar. Yabancılara yaklaşmazlar. Doğa üstü güçleri olduğuna inanırlar. Batıl inançlara düşkündürler çok soyut konuşurlar.
Duyguları: Yaygın bir anksiyete, “hiçlik” ve “yokluk” temaları ağır bastığında depresyon.
GİDİŞ VE EŞLİK EDEN ÖZELLİKLER
İlk kez çocukluk yada ergenlikte yalnız başınalık, yaşıtlarıyla ilişkilerde bozukluk, toplumsal anksiyete, okul başarısında düşüklük, aşırı duyarlılık, acayip düşünceler, acayip bir dil kullanma ile kendini gösterir. Bu çocuklar “acayip” “sıradışı” gibi görünürler. Ve alay konusu olabilirler. Bu bozukluk erkeklerde daha çok ve genel toplumun %3’nde görülür.(Arsu 2001)
Şizotipal kişilik bozukluğu şizofreniklerin birinci derece akrabalarında daha çok görülür. ABD’de %3 yaygınlık oranı gösterdiği bildirilmektedir. (Öztürk, 1997)
SAĞALTIM
Psikotrapiye genelde müracaat etmezler yoğun duygulanımlar ve yakınlaşma istekleri yoktur. Dürtüsel ve manipülatif değillerdir, ancak stres altında psikotik bir süreç geçirirlerse yakınları tarafından bir psikiyatriste getirilirler. İlaç tedavisinden yararlanılır. Psikoterapi çok az yarar sağlar. (Arsu, 2001)
Hasta sağaltım için baş vurduğunda, hekim hastaya karşı dürüst olmalıdır. Hastanın garip davranışı hekimde huzursuzluk yaratabilir. Hekim hastayla hiçbir şekilde alay etmemelidir. Grup psikoterapisinde başarı şansı bireysel terapiye göre daha fazladır. Fakat yalnız tolere edilebilecek hastalar grup terapisine alınır. (Scully, 1990)